Kırmızı et fiyatı sürekli artan ve geniş kesimlerin alım gücünün üzerine çıkan Türkiye’de hayvancılıkta yem maliyetini azaltarak daha ucuz ve güvenli kırmızı et tüketmesini sağlayacak bir proje geliştirildi.
TUBİTAK tarafından desteklenen TUBİTAK 122O241 nolu ‘Yapay Meralarda Botanik ve Fitokimyasal Çeşitliliğin Ot Verimi, Toprak Özellikleri ve Kuzularda Canlı Ağırlık Artışı ile Antihelmintik Etkilerinin Belirlenmesi’ başlıklı proje, yem maliyetlerini düşürmeyi, iç parazitlere karşı antibiyotik kullanımını azaltmayı ve toprak özelliklerini iyileştirerek sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyor.
TÜBİTAK destekli proje, üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğiyle yürütülmekte. Projede Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinden Prof. Dr. İlknur Ayan, Prof. Dr. Zeki Acar, Prof. Dr. Şinasi Umur ve Dr. Mehmet Can, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Doç. Dr. Betül Bayraklı, Dr. Necda Çankaya, Dr. Fatih Alay, Ziraat Yüksek Mühendisi Muhammet Şahin, Ziraat Yüksek Mühendisi Elif Şahin, ABD,Oregon State Üniversitesinden Doç. Dr. Serkan Ateş ve Yeşil Küre Organik Ürünler Tarım Hayvancılık Pazarlama San. Tic. AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın yer almakta.
Ülkemizde tescil edilen ve ön çalışmaları yapılan farklı yem bitkileri türlerinden bazı çeşitlerin bir araya getirilmesiyle dört farklı mera alanı oluşturulmuştur. Bu proje ile bölgeye en uygun mera karışımı belirlenerek daha sonra yapılacak benzer çalışmaların ilk adımı atılmış olacaktır. Projenin ilerleyen zaman diliminde ülke geneline yayılması büyükbaş hayvanları da kapsayacak biçimde genişletilmesi amaçlanıyor.
ÖNCELİKLİ HEDEF EKONOMİK VE SAĞLIKLI ET
OMÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Ayan, Samsun’da başlayan bu projedeki temel hedefin kaba yem girdi maliyetlerini düşürerek üreticilerin karlılığını artırırken, düşen maliyetlerin et fiyatlarına yansıtılması olduğunu söyledi. Ayan, Mera alanlarını ve bölgemizde yetişen çeşitli bitkileri inceleyerek hayvanlar için en ideal yem bitkisi türleri ile 4 farklı mera karışımı oluşturduklarını, buradaki temel amacın sütten kesilmiş besi kuzularında kesif yem kullanmadan canlı ağırlığı artırmak ve kuzuların sindirim sistemlerinde bulunan zararlı parazitleri azaltmak olduğunu ifade etti.
Hayvancılıkta maliyetin yüzde 70-75’ini yemin oluşturduğunu belirten Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Ayan, ülkemizde özellikle süt ve et üretiminin yetersiz ve fiyatlarının satın alma gücünün üzerinde olmasının esasa olarak kaliteli, bol ve ucuz yem üretiminin yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek, bu nedenle hayvansal üretimi artırmanın en önemli adımının ana girdi kaynağı olan yem maliyetlerini düşürmekten geçtiğini söyledi. Mevcut meraların ve yem bitkileri üretiminin ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu belirten Ayan, bunun için alternatif üretim yöntemleri geliştirmenin elzem olduğunu, bölge koşullarına uygun farklı türlerde yem bitkileri kullanılarak yapay meraların kurulmasının ana çözüm yollarından biri olduğunu ifade etti.
CANLI KUZU AĞIRLIKLARI HIZLA ARTIYOR
Ekilerek oluşturdukları meralardan 4-5 kat daha yüksek ot verimi alındığına dikkat çeken Prof. Dr. İlknur Ayan, ayrıca hayvan sağlığı ve hayvansal ürünlere olumlu etki yapan bileşikler içeren bitkilere de mera karışımlarında yer vererek hem sağlıklı hayvan ve sağlıklı ürün üretimi hem de kimyasal kullanımını sınırlandırarak sağlıklı çevre, sağlıklı toplum hedeflendiğini söyledi.
Deneme başlangıcında ortalama 17 kilo olan kuzu ağırlıklarının 34 kiloya ulaştığını ve kuzulara hiçbir ek kesif yem verilmediğini anlatan Ayan, “Bir dekar yapay mera alanında 6 kuzu otlatılabileceği, 70 günlük otlatma dönemi sonunda dekardan 102 kiloya kadar karkas et üretimi sağlanabilecektir. Proje, Kasım 2022 tarihinde kurulmuş olup, Nisan 2023 ve 2024 tarihlerinde otlatılmaya başlanmıştır. Otlatma süresi yaklaşık 3 ay olup, dönüşümlü (münavebeli) otlatma yapılmaktadır. Otlatma süresi boyunca kuzular tüm gün (gece-gündüz) merada kalmaktadırlar. Bu şekilde oluşturulan meraların yönetim planlaması doğru yapıldığında 4-5 yıl ekonomik olarak kullanılabileceğini, birim alandan elde edilen gelir yönünden bölgede yetiştiriciliği yapılan ana ürünlerden daha kazançlı olduğu belirlenmiştir” dedi.
HAYVANSAL ÜRETİMDE YETERSİZLİK AĞIRLAŞIYOR
Ülkemizde hayvansal üretimdeki yetersizlik sorununun her geçen yıl daha da ağırlaştığını ve ürün fiyatlarının sürekli arttığını kaydeden Ayan,” İklim, toprak ve bitki özellikleri dikkate alındığında mevcut meraların ıslah edilmesiyle kaba yem üretiminde kısmen bir artış sağlanabilir. Silajlık mısır hariç yem bitkileri ekim alanı son yıllarda durağan bir seyir izlemekte ve üretim miktarı çok düşük kalmaktadır. Kaliteli yem açığının bu yollarla karşılanması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla ülkemizde hayvansal üretimde mevcut sorunlara kalıcı çözüm bulabilmek için tıpkı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ekilerek oluşturulan meraya dayalı bir hayvancılığın benimsenmesi akılcı bir yoldur” diye konuştu.
Türkiye’de kuzu besiciliğinin iklim, coğrafya ve sosyo-ekonomi gibi birçok koşullara bağlı olarak bölgeler itibarı ile farklılıklar gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. İlknur Ayan, bütün bunlara rağmen, kuzu yetiştiriciliğinde amacın en kısa sürede, en ekonomik şekilde ve en yüksek miktar ve kalitede ürün elde etmek olduğunu belirterek “Ancak, Türkiye’de bunun gerçekleştiğini söylemek mümkün değil. Özellikle küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde üretim faaliyetleri doğal akışına bırakılmış ve karlılık düşmüştür” dedi.
AMAÇ KALİTELİ VE UCUZ ET ÜRETİMİNİ ARTIRMAK
“Çalışma, son yıllarda en önemli sorunumuz olan gıda güvenliği açısından da bir farkındalık oluşturacak, iklim değişikliği ile gündeme gelen toprak kalitesi ve sürdürülebilir tarıma da önemli katkılar sağlayacaktır” diyen Prof. Dr. İlknur Ayan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi;
“Doğal meraların verim potansiyellerinin azalması, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çiftçi desteklemeleri kapsamında ekilerek oluşturulan çayır ve mera alanlarını desteklemesi ve artan et fiyatları koyun yetiştiricilerinin yapay meralar oluşturması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. İşletmelerin sürdürebilir olması için kaliteli ürünü ucuza üretebilmeleri, bu amaçla girdileri azaltıp, masrafların çoğunu oluşturan yemi kendileri üretmelidirler. Bu projenin ana amacı, besi kuzularını yapay meralarda otlatarak kaliteli ve ucuz et üretimini artırmaktır. Burada hedefimiz doğal şartlarda, yani kaba yem kullanarak yem girdisini azaltıp daha ucuza kuzu besleme yaparak hem kuzu eti üretimini artırmak hem de fiyatını düşürmektir. Ayrıca bu proje ile doğal mera üzerindeki baskıyı azaltıyorsunuz. Projede ilk yıl tohum ve ekim masrafı var ama 4 yıl bu mera kullanabilecek. Dolayısıyla sonraki 4 yıl boyunca bu alandaki girdi masrafı oldukça az olduğu için besicinin kazancı daha fazla olacaktır.”